Gülennur
Hüseyin KOLUKIRIK
Bir umran düşü bu, devasa; adı Gülennur
Bir gonca bir gül elele, mevsim-i baharda
Gülünce bu gül bahsi talan olur rüzgârda
Bir gül... Hemen yanı başında dikili duvar...
Bir sevgi korosu bu aynada çatlar surlar,

Adı Gülennur; elinde bir hicret fermanı
Bahçede bir gül, hemen yanı başında duvar...
Ve duvarın da ardında bir gül, bir gül daha...
Güller... Bu bir gül ormanı, bu bir gül harmanı
Arayan gülde bulur hem derdi hem dermanı

Güller soldu kurudu, hem kaç bahar, kaç hazan oldu
Gülkurusu düşer oldu vazonun kırılgan aydınlığına
Bir Kırık Testi dolaşır oldu elden ele, dilden dile
Dönmedin bir türlü, kaç katmerli hazan oldu
Kavanozlardaki toprak genzinde tüten bir rayiha
Toprak kokusu rüzgârın dinmeyen çağrısı, ağrısı
Ateşin yazların ardından yandı yapraklar
Bu kaçıncı hasret bak yine hazan oldu
Bu yazı www.yagmurdergisi.com.tr adresinden alınmıştır.