1795 kere okundu

Kelebek ve kendisi

Kalender YILDIZ

                                                     Firuze ve Aşgabat'a


cama vurma kelebek gönlüm kırılıyor
gülümü çiğnediler bir bahar mevsimiydi
kan kaldı ellerimde güvercin kanı
en masumuyken ben sultanların

ne çok sözüm vardı insanlara
yazık dillerini öğrenemedim
martılar içinde göçmen kuşum ben
kalsam yabancıyım gitsem sürgünüm

yollar kısa günler uzun ben çaresizim
saçlarım güneşi görmez küf kokar alnım
Aşkabat çarşıları bana haramdır. üç adım
bahar… sakız entariler… düş kokuları…
yok artık kelebek bulut kundaklar
onlara inat sarı bir kaput ve paslı ranza
hastalar çoğaldıkça ben azalırım
aldırma yağmurlar kalbimi ıslatmasa da

mavi gözlü kelebek nerede gülhatmiler
ve kimdir bu haramiler ki gözleri yüreğimde
kurşundan tutkular kanatırken gönlümü
usandım kendimden usandım gülüm
ukdeli seherden bâr-ı mihnetten
bir parça mavi ver al ömrüm senin olsun

deniz değil ay tuttu beni cezir vaktinde
kaç kez sınandım doktor en yakınımla
artık ne söylesem yarım kalır bu son limanda
gökkuşağı kokan sözlerim vardı oysa

şimdi susun ey şairler susun ki bu ağıt benim
sizin bitirdiğiniz yerden ben söze girdim
ayrık otları ve kırlangıçlar tanır beni
su taşırım çöllere dudaklarım iki şak
ben Leyla'yı Leyla yapan Mecnun'um

Share/Bookmark